Kasım 2025 İtibarıyla Türkiye’de İflas Riski En Yüksek Sektörler ve Ekonomik Görünüm
2025 yılı Türkiye ekonomisi için hem fırsatların hem de ciddi risklerin bir arada yaşandığı bir dönem oldu. Yüksek faiz ortamı, finansmana erişimde zorluklar, artan maliyetler ve talep daralması; bazı sektörlerde iflas riskini ciddi şekilde artırdı.
Bu yazıda Kasım 2025 itibarıyla Türkiye’de iflas riski en yüksek sektörleri, bu risklerin temel nedenlerini ve işletmelerin bu ortamda nasıl ayakta kalabileceğini DestekGO bakış açısıyla ele alıyoruz.
Türkiye Ekonomisinde Genel Durum (Kasım 2025)
2025’in ikinci yarısında Türkiye ekonomisinde öne çıkan başlıca dinamikler şunlardır:
- Yüksek politika faizi ve sıkı para politikası
- Ticari kredilere erişimde zorlaşma
- Nakit akışı problemi yaşayan KOBİ sayısında artış
- Tüketici harcamalarında yavaşlama
- İthal girdi maliyetlerinde dalgalanma
Bu tablo, özellikle borçluluk oranı yüksek ve kâr marjı düşük sektörler için ciddi bir baskı oluşturuyor.
1. İnşaat ve Gayrimenkul Sektörü
İnşaat sektörü, 2025’te iflas riskinin en yüksek olduğu alanların başında geliyor. Yüksek kredi faizleri konut talebini düşürürken, artan maliyetler projelerin yarım kalmasına neden olabiliyor.
Başlıca risk faktörleri:
- Yüksek finansman maliyeti
- Yavaşlayan konut satışları
- Stokta bekleyen projeler
- Nakit akışı dengesizliği
2. Perakende (Fiziksel Mağazacılık)
Özellikle AVM ve cadde mağazacılığı yapan küçük ve orta ölçekli işletmeler, artan kira giderleri ve düşen tüketici harcamaları nedeniyle zorlanıyor.
- Yüksek kira ve personel maliyetleri
- Online satışa uyum sağlayamama
- Düşen sepet ortalamaları
- Stok yönetimi problemleri
E-ticarete entegre olmayan perakende işletmeleri için risk seviyesi oldukça yüksek.
3. Restoran, Kafe ve Yeme-İçme Sektörü
Yeme-içme sektörü, yüksek girdi maliyetleri ve azalan dışarıda yeme alışkanlığı nedeniyle 2025’te ciddi baskı altında.
- Gıda ve enerji maliyetlerindeki artış
- Personel giderleri
- Düşen müşteri frekansı
- Fiyat artırma sınırına ulaşılması
Özellikle zincirleşememiş, tek şubeli işletmeler için iflas riski daha yüksek.
4. Tekstil ve Hazır Giyim
Tekstil sektörü, hem iç pazarda daralma hem de ihracatta rekabet baskısı nedeniyle 2025’te zorlanan sektörler arasında yer alıyor.
- Yüksek işçilik maliyetleri
- İhracat pazarlarında fiyat rekabeti
- Stok devir hızının düşmesi
- Döviz bazlı maliyet baskısı
Markalaşamayan ve dijital satış kanallarını kullanamayan firmalar için risk daha büyük.
5. Küçük Ölçekli İmalat ve Atölyeler
Sermaye yapısı zayıf, krediyle ayakta duran küçük imalat işletmeleri, finansman koşullarının sıkılaşmasından en fazla etkilenen gruplardan biri.
- Kredi yenileme zorluğu
- Artan hammadde maliyetleri
- Düşen sipariş hacmi
- Tahsilat sorunları
Peki Hangi Sektörler Daha Dayanıklı?
2025’te tüm bu tabloya rağmen görece daha dayanıklı kalan sektörler de bulunuyor:
- E-ticaret ve dijital satış odaklı işletmeler
- Zorunlu tüketim ürünleri
- Lojistik ve kargo hizmetleri
- Sağlık ve bakım ürünleri
- Bebek ve anne ürünleri
Bu sektörler, talep sürekliliği sayesinde ekonomik dalgalanmalara karşı daha dirençli bir yapı sergiliyor.
İşletmeler Bu Dönemde Ne Yapmalı?
Riskli ekonomik ortamda ayakta kalmak için:
- Nakit akışı sıkı takip edilmeli
- Gereksiz giderler azaltılmalı
- Dijital satış kanalları mutlaka kurulmalı
- Stok ve ürün gamı optimize edilmeli
- Kârlılığı düşük ürünler elenmeli
DestekGO Yorumu
Kasım 2025 itibarıyla Türkiye’de iflas riski, yanlış yönetilen işletmeler için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Ancak doğru strateji, dijitalleşme ve veri odaklı kararlar alan işletmeler bu dönemi büyüyerek bile kapatabilir.
DestekGO olarak işletmelere; e-ticaret geçişi, ürün kârlılık analizi, operasyonel optimizasyon ve dijital büyüme stratejileriyle bu zorlu dönemde yol haritası sunuyoruz.
Zor dönemler doğru hazırlananlar için fırsata dönüşür.
